1964’de İstanbul'da doğan Yavuz Bingöl, edebiyat öğretmeni baba Yılmaz
Bingöl ile halk ozanı anne Şahsenem Bacı’nın evliliğinden olan biri kız
üç çocuğundan en büyüğüdür. Babasının mesleği sebebi ile Kars, Konya,
İstanbul ve Ankara'da ilkokulu tamamlar. Annesinin etkisiyle ortaokulu
ikinci sınıfta bırakarak Ankara Devlet Konservatuarı Korno-Piyano
bölümüne iyi bir dereceyle girer.
1979 yılı sonunda konservatuardan ayrılan Bingöl, 1980-83 yılları
arasında kimi ailevi-özel sebeplerden dolayı müziğe ara verir. 1983’de
İzmir’de yaşadığı dönemlerde müzik öğretmeni İsmail Ünlü ve annesi ozan
Şahsenem Bacı’nın büyük desteğiyle tekrar müziğe döner. 1984’te askere
giderek, 18 ay boyunca Erzurum ve Kars orduevlerinde müzik ile ilgili
çalışarak kendisini geliştirme fırsatı bulur. 1986’da askerden döner ve
o yıl evlenir. Bu evliliğinden Türkü Sinem adında bir kızı olur.
1987-1989 yılları arasında İzmir Fuarı’na gelen Huri Sapan, Hakkı
Bulut, Belkıs Akkale, Hülya Süer, Bergen, İbrahim Tatlıses, Zekeriya
Ünlü ve Müslüm Eren gibi birçok sanatçıya bağlamasıyla eşlik eder. Bu
dönemde bir yandan da çocukluk arkadaşlarıyla orkestra kurarak
düğünlere katılır.
Sanatçının yaşantısındaki bu iki önemli etkinlik süreci müziğinde,
profesyonelleşmeye doğru bir geçiş sürecidir. 1989 yılının sonunda, 80
sonrası ozanlık geleneğinin gittikçe yok olması ve grup müziğinin
yaygınlaşmasından etkilenen Yavuz Bingöl, İzmirli müzisyen arkadaşı
Nihat Aydın ile birlikte Grup Umuda Ezgi’yi kurarak yedi yıl protest
müzik yapar. Bu süreçte 15’e yakın besteye imza atan Bingöl, 95 yılında
Grup Umuda Ezgi’den ayrılarak kendi müziğini yaratmak üzere çalışmaya
başlar ve “Sen Türkülerini Söyle” adlı ilk albümünü hazırlar.
Poptan ve Arabesk müzikten dolayı gittikçe yozlaşan ve kirlenen müzik
ortamına Anadolu kültürüyle yoğrulmuş türküleriyle çıkan ve kullandığı
enstrümanlarla türkülere kentli bir sound katan Yavuz Bingöl, halktan
büyük sevgi ve ilgi görür. Bu başarısı sonucunda 1995 ve 2000 yılları
arasında Türkiye’de 200’ü aşkın; İngiltere, Belçika, Almanya, Fransa,
Avusturya gibi 15’e yakın Avrupa ülkesinde de onlarca konser verir. 97
yılında Baharım Sensin, 98’de Gülen Az, 99’da Sitemdir isimli dört
albüm çıkarır. 1998 yılında “Cumhuriyet” 1999 yılında da “Salkım
Hanımın Taneleri” adlı filmlerde aldığı rollerle sinemaya da adımını
atar.
70’li yıllarda annesi halk ozanı Şahsenem Bacı’nın popüler olduğu
dönemlerde annesiyle birlikte başlayan müzik yaşamı İzmir Narlıdere
Belediyesi’nde bir sokağa adının verilmesi ve 2000 yılının sonunda
Almanya’da gerçekleştirilen bir konser için UNESCO tarafından barış
elçisi olarak seçilmesi gibi önemli adımlarla ezgili yürüyüşüne devam
ediyor. Edebiyatçı bir baba ve ozan bir annenin oğlu Yavuz Bingöl’ün,
80’den sonra yükselen pop dalgası ile herkesin “sanatçı” olduğu bir
dönemde “sözü ve özü kirletene ve bu kültürü taşıyamayanlara, küçülene
ve küçültene bin ‘sitemdir’ bu türküler” diyerek emekle işlenmiş müzik
tarzı ve Anadolu insanına olan yakınlığı nedeniyle bu başarılı noktaya
gelmesi çok anlamlıdır.
Etiketler :
Yavuz Bingöl Hayatı ,